iLasik (Femto Lazer)

iLasik (Femto Lazer)

iLASIK (Femtosaniye Lazer ile Kişiye Özel Göz Lazer Ameliyatı)

iLASIK, femtosaniye lazer teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen kişiye özel bir lazer göz ameliyatı yöntemidir. Başka bir deyişle iLASIK, gözlük veya lens kullanmadan net görme sağlamak amacıyla yapılan gelişmiş bir göz çizdirme (lazer refraktif cerrahi) uygulamasıdır. Bu yöntemde korneada yapılan kesi, klasik LASIK’teki mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile yani bıçaksız şekilde oluşturulur. Ayrıca wavefront adı verilen detaylı göz haritalama teknolojisiyle her gözün kendine özgü kırma kusurları tespit edilir ve excimer lazerle kişiye özel tedavi planı uygulanır. Gözlük ya da lens kullanmaktan kurtulmak isteyen birçok kişi için iLASIK, güvenilir ve etkili bir çözüm sunar (dünya genelinde milyonlarca hastaya başarıyla uygulanmıştır). Bununla birlikte, her cerrahi müdahalede olduğu gibi iLASIK’in de kendine özgü riskleri ve herkes için uygun olmayabilecek bazı koşulları vardır.

iLASIK, İngilizce “IntraLase-Assisted LASIK” ifadesinin kısaltmasıdır ve gelişmiş bir lazerle göz kusuru düzeltme yöntemini tanımlar. LASIK genel olarak kornea tabakasının şekillendirilerek kırma kusurlarının (miyop, hipermetrop, astigmat gibi) düzeltilmesi işlemidir. iLASIK ise, LASIK yönteminin en modern versiyonlarından biri olup tamamen lazer teknolojisiyle (bıçaksız) uygulanması ve kişiye özel planlanmasıyla öne çıkar. Bu yöntemde iki ana teknoloji birleşir:

• Femtosaniye Lazer: Korneada ince bir kapakçık (flap) oluşturmak için kullanılan, ultra hızlı atımlı lazer sistemidir. Klasik LASIK’teki mekanik bıçak (mikrokeratom) yerine femtosaniye lazer kullanıldığı için iLASIK’e “bladeless” (bıçaksız) LASIK de denir. Bu sayede flep oluşturma işlemi daha hassas ve güvenli hale gelir.

• Wavefront Destekli Excimer Lazer: Wavefront teknolojisi, gözün optik sistemindeki kusurları ayrıntılı olarak haritalayan bir ölçüm yöntemidir. Her bireyin göz yapısı farklı olduğu için, wavefront analizi ile elde edilen kişiye özel “optik parmak izi” verileri excimer lazer cihazına aktarılır. Excimer lazer, bu verilere göre korneayı şekillendirerek kırma kusurunu düzeltir. Kişiye özel lazer tedavisi olarak anılan bu yaklaşım, daha net bir görüş ve özellikle gece görüş kalitesinde iyileşme sağlamayı hedefler.

Özetle, iLASIK gözün yapısını detaylıca analiz ederek ve tamamen lazer teknolojisi kullanarak gerçekleştirilen bir excimer lazer ameliyatıdır. Standart LASIK yöntemine göre daha ileri teknoloji barındırması sayesinde operasyonun güvenliği, hassasiyeti ve öngörülebilirliği artmıştır. Günümüzde pek çok refraktif cerrah, uygun hastalarda iLASIK yöntemini tercih etmektedir.

iLASIK Hangi Göz Bozukluklarında Kullanılır?

iLASIK, temel olarak kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla uygulanır. Yani gözün net görmesini engelleyen odaklanma problemlerini giderir. En sık tedavi edildiği görme bozuklukları şunlardır:

• Miyopi (uzağı net görememe): Uzağı bulanık görme problemidir. iLASIK ile kornea daha düz hale getirilerek miyopi düzeltilebilir.

• Hipermetropi (yakını net görememe): Yakını görme zorluğunda kornea çok düz kalmıştır; iLASIK ile kornea kavisini artırarak hipermetropi düzeltilir.

• Astigmatizma (bulanık ve distorsiyonlu görme): Kornea veya göz merceğinin şekil bozukluğundan kaynaklanır. iLASIK, korneayı daha simetrik bir şekle sokarak astigmatizmayı azaltabilir.

Yukarıdaki kırma kusurlarının hafif, orta ve uygun vakalarda yüksek derecelerine kadar iLASIK yönteminden faydalanmak mümkündür. Örneğin; -1.00 ile -10.00 diyoptri arasındaki miyoplar, +1.00 ile +5.00 diyoptri arasındaki hipermetroplar ve astigmatı olan hastalar uygun şartları taşıyorlarsa iLASIK ile tedavi edilebilir. Türk Oftalmoloji Derneği’ne göre lazerle göz çizdirme ameliyatlarının başarısı büyük ölçüde uygun vaka seçiminde yatar; detaylı göz muayenesi ile hastanın bu tedaviye uygun olup olmadığının belirlenmesi kritik bir adımdır. Bu nedenle her hasta, iLASIK için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki iLASIK katarakt, glokom gibi kırma kusuru dışındaki göz hastalıklarını tedavi eden bir yöntem değildir. Sadece gözün odaklama hatalarını düzelterek net görmeyi sağlar. Eğer gözünüzde farklı bir patoloji varsa, öncelikle o durumun tedavisi gerekebilir.

iLASIK ile Geleneksel Lazer Ameliyatları Arasındaki Fark Nedir?

iLASIK, klasik LASIK yöntemine kıyasla teknoloji ve uygulama tekniği açısından bazı önemli farklar içerir. Temel fark, kornea üzerinde oluşturulan kapakçığın (flep) hazırlanma şeklidir. Geleneksel LASIK ameliyatında flep, mekanik bir bıçak olan mikrokeratom ile kesilerek oluşturulur. İLASIK’te ise bu işlem femtosaniye lazer ile gerçekleştirilir, yani işlem tamamen bilgisayar kontrollü lazer ile bıçaksız yapılır. Bu farkın sağladığı avantajlar arasında daha düzgün kesim, istenilen kalınlık ve çapta hassas flep oluşturma ve bıçak kesisine bağlı komplikasyon riskinin azalması sayılabilir.

Bir diğer fark ise kişiye özel tedavi protokolünün kullanılmasıdır. Geleneksel lazer ameliyatlarında çoğunlukla standart bir ablasyon (kornea şekillendirme) profili uygulanır. Oysa iLASIK’te, her hastanın gözünde detaylı wavefront analizi yapılarak yüksek dereceli aberasyonlar denilen ince optik kusurlar dahi haritalandırılır. Bu veriler ışığında planlanan excimer lazer ablasyonu, hastanın gözüne özel bir düzeltme sağlar. Sonuç olarak, özellikle gece görüş kalitesi ve hassas görme gerektiren durumlarda iLASIK’in, konvansiyonel yönteme göre üstün olabileceği bildirilmektedir.

Ayrıca iLASIK operasyonlarında genellikle gelişmiş göz takip sistemleri (eye-tracking) kullanılır. Bu sistemler, hasta gözünü milimetrik oynatsa bile lazer atımlarının doğru noktaya gelmesini sağlar. Elbette ki geleneksel LASIK’te de göz takip teknolojisi mevcuttur; ancak iLASIK’e entegre edilen modern cihazlar takip hızını ve doğruluğunu en üst seviyeye çıkarır.

Kısacası, iLASIK ile standart LASIK arasındaki başlıca farklar flebin oluşturulma yöntemi (lazer vs bıçak) ve tedavinin özelleştirilmesi (wavefront teknolojisiyle) olarak özetlenebilir. Bu sayede iLASIK’te komplikasyon oranları daha düşük, görsel sonuçlar daha tahmin edilebilir ve hasta memnuniyeti oranı oldukça yüksektir. Yapılan araştırmalara göre LASIK olan hastaların %99’unda gözlük olmadan en az ehliyet alabilecek düzeyde görme (%90’ından fazlasında tam 20/20 düzeyinde görme) elde edilmektedir. Not: Her iki yöntemde de temel prensip aynıdır ve doğru hastada, deneyimli cerrah tarafından uygulandığında son derece başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

iLASIK Uygulama Aşamaları

Bir iLASIK ameliyatı genellikle birkaç temel aşamadan oluşur. Operasyon öncesinden başlayarak, ameliyat anını ve sonrasını kapsayan bu aşamaları tek tek ele alalım:

Göz yapısının detaylı analizi (Wavefront teknolojisi)

Her şey, hastanın detaylı bir göz muayenesi ile başlar. Ameliyat öncesi değerlendirmede göz numaralarınızın ölçümü, kornea kalınlığı ve haritası (topografi), gözyaşı durumu ve retina muayenesi gibi kontroller yapılır. Wavefront analizi bu süreçte önemli bir adımdır: Gözünüze düşük güçlü bir ışık gönderilip yansıması ölçülerek gözünüzün optik sistemi haritalanır. Bu yüksek teknoloji ölçüm sayesinde, gözünüzdeki miyop, astigmat vb. temel kırma kusurlarının yanı sıra ince düzensizlikler dahi tespit edilir. Elde edilen kişiye özgü “görme profili”, ameliyat planlamasında kullanılacaktır. Bu aşamada ayrıca iris tanıma ve merkezleme ayarları da yapılarak, ameliyat esnasında lazerin doğru noktalara uygulanması için veriler kaydedilir.

Wavefront teknolojisi sayesinde her hastanın gözü için adeta bir terzi hassasiyetinde tedavi planı hazırlanır. Bu analiz sonucunda bazı hastaların iLASIK için uygun olmadığı da anlaşılabilir (örneğin, kornea haritasında keratokonus şüphesi çıkanlar). Doktorunuz, elde edilen tüm verilere göre sizin iLASIK adayı olup olmadığınızı netleştirir ve beklentilerinizi sizinle konuşur.

Femtosaniye lazer ile kornea kapağı oluşturulması

Ameliyatın ilk adımı, korneada ince bir kapakçık (flep) oluşturmaktır. Bu işlem iLASIK’te yüksek hızlı femtosaniye lazer ile yapılır. Gözünüz, üzerindeki cihazın vakum halkasıyla sabitlenir ve birkaç saniye süren lazer uygulamasıyla korneanın üst tabakasında istenen kalınlık ve çapta bir flep kesilir. Bıçaksız lazer kullanıldığı için kesim son derece pürüzsüz ve hassastır; işlem sırasında herhangi bir keskin alet gözünüze temas etmez. Hasta bu esnada ağrı duymaz, sadece gözde hafif bir baskı hissedilebilir. Femtosaniye lazer, önceden belirlenen derinlikte kabarcıklar oluşturarak dokuyu ayırır ve menteşe şeklinde bir kapak bırakır. Ardından vakum bırakılır, cihaz gözünüzden uzaklaştırılır.

Cerrah, mikroskop altında bu oluşan ince kornea kapağını özel bir aletle dikkatlice kaldırır (flep artık serbestçe açılabilecek hale gelmiştir). Bu aşama, korneanın alt tabakalarının lazerle şekillendirilmesi için yolu açar. Flep, ameliyat boyunca kurumaması için zaman zaman steril solüsyonla ıslatılır ve işlem sonunda yerine geri kapatılmak üzere hazır bekletilir.

Excimer lazer uygulaması

İkinci aşamada devreye giren excimer lazer, asıl şekillendirme işlemini yapan lazer türüdür. Hasta, tavandaki bir hedef ışığına (genellikle yeşil bir nokta) bakarken excimer lazer atışları başlar. Bu lazer, gözün iç yapısına zarar vermeden sadece kornea dokusundan mikron seviyesinde katmanlar ablasyon yapar (yani buharlaştırarak uzaklaştırır). Wavefront analizi ile elde edilen kişiye özel tedavi planı, excimer lazer cihazına yüklenmiştir; böylece lazer atışları tamamen sizin gözünüze uygun şekilde gerçekleştirilir.

Excimer lazer uygulaması çoğunlukla saniyeler mertebesinde sürer. Örneğin, numaranızın derecesine bağlı olarak her bir göz için yaklaşık 20-60 saniye lazer uygulaması yeterli olabilir. Bu süreçte gözünüzü oynatmamaya çalışmanız istenir ancak endişe etmeyin: modern lazer cihazlarında bulunan göz takip sistemi, küçük hareketlerinizi anbean takip ederek lazerin hedefini otomatik olarak düzeltir. Hatta aniden büyük bir hareket yaparsanız lazer duraklayıp tekrar pozisyon alabilir, bu sayede istenmeyen bir noktaya atış yapılması önlenir.

Hasta olarak lazer uygulaması sırasında acı veya ağrı hissetmezsiniz; gözleriniz ameliyat öncesi damla anestezi ile tamamen uyuşturulur. Sadece lazer sesi duyabilir ve bazen hafif bir koku alabilirsiniz (dokunun uzaklaşmasıyla oluşan geçici bir koku). Bu aşama tamamlandığında göz numaranızın düzeltilmesi için gereken ablasyon işlemi bitmiş demektir.

Operasyon sonrası adımlar

Excimer lazer bitince, kaldırılmış olan kornea flebi dikkatlice yerine geri yatırılır. Cerrah, flebin kenarlarının tam olarak oturduğunu, altında parça kalmadığını kontrol eder ve birkaç dakika bekleyerek flebin kendini vakum etkisiyle korneaya yapıştırmasını sağlar. Korneada yapılan bu ince kesinin kendiliğinden yapışma özelliği olduğu için dikiş atılması gerekmez. Flep yerleştiğinde, ameliyat teknik olarak tamamlanmıştır.

Ardından göz yüzeyine koruyucu bir kontakt lens takılması genellikle gerekli olmaz (iLASIK’te flep kapandığı için). Hekiminiz ameliyat bitiminde gözünüze antibiyotikli ve rahatlatıcı damlalar damlatır. İlk bir gün kullanmanız için koruyucu bir gözlük veya siperlik verilebilir. Ameliyat sonrası birkaç saat dinlenmek önemlidir; klinikte kısa bir süre gözler kapalı şekilde istirahat edip taburcu edilirsiniz. Operasyon toplamda her iki göz için 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilir, lazerin uygulanma süresi ise bir dakikadan azdır.

Ameliyat sonrası bakım talimatları hasta ile paylaşılır. Genellikle ilk kontrol ertesi gün yapılır ve hastanın ilk geceyi nasıl geçirdiğine bakılır. Gözlerinizde yanma, batma ve sulanma hissi ameliyatı takiben ilk birkaç saatte normaldir; bu şikayetler akşamına doğru hızla azalır. İlk gece gözlerinizi mümkün olduğunca kapalı tutup dinlendirmeniz, flebin daha iyi yapışmasına yardımcı olacaktır. Ertesi sabah gözler büyük oranda rahatlamış ve görme netleşmiş olur. Doktorunuz kontrollerde damlaların kullanımını ve dikkat etmeniz gerekenleri tekrar vurgulayacaktır.

iLASIK Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Göz lazer ameliyatlarının başarısı ve güvenliği, büyük ölçüde doğru hasta seçimine bağlıdır. Her ne kadar iLASIK ileri teknoloji bir yöntem olsa da, herkes için uygun olmayabilir. Aşağıda iLASIK için genel uygunluk kriterlerini ve özellikle gözlük/lens kullanıcıları için ipuçlarını bulabilirsiniz.

Uygunluk kriterleri

• Yaş: Genellikle 18 yaşını doldurmuş olan kişiler iLASIK için aday kabul edilir. Bu yaşın altındaki bireylerde göz numaraları hâlâ değişken olabileceğinden lazer ameliyatı önerilmez. İlerleyen yaşlarda (örneğin 50’li yaşlar ve üzeri) da katarakt başlangıcı gibi durumlar söz konusu olabileceğinden, doktorunuz bu yaş grubunda farklı tedaviler önerebilir.

• Göz derecelerinin stabilitesi: Adayların göz numaralarının son en az 1 yıl boyunca sabit kalmış olması beklenir. Numaranız sürekli artmaya devam ediyorsa, ameliyat sonrası tekrar bozulma riski yüksektir. Bu nedenle miyopi, hipermetropi veya astigmatınızın belli bir süre ilerlemediğinden emin olunmalıdır.

• Kornea kalınlığı ve sağlığı: iLASIK’te kornea tabakasından ince bir flep kaldırılıp altından doku alınacağı için korneanın yeterli kalınlıkta olması şarttır. Kalınlığı yetersiz bir korneada güvenli bir flep oluşturmak veya yeterli düzeltmeyi yapmak mümkün olmayabilir. Ayrıca korneada keratokonus gibi yapısal bozukluklar bulunmamalıdır (bu durumlar ayrı başlıkta ele alınacaktır).

• Genel göz sağlığı: Gözde aktif enfeksiyon, iltihap veya ciddi göz kuruluğu gibi problemler ameliyat öncesi tedavi edilmelidir. Sağlıklı bir göz yüzeyi ve düzgün bir göz yapısı, ameliyatın komplikasyonsuz geçmesinde önem taşır. Retina problemi, üveit gibi diğer göz hastalıkları varsa öncelikle onların tedavisi/kontrolü yoluna gidilir.

• Genel sağlık durumu: Diyabet, romatoid artrit, lupus gibi sistemik hastalıklar, özellikle kontrolsüz ise lazer ameliyatı sonrası iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir. Adayın genel sağlık durumunun ameliyata engel teşkil etmediği doğrulanmalıdır. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde hormonlar göz numarasını etkileyebileceği için bu süreçte lazer önerilmez; doğumdan sonra numara stabil hale geldiğinde değerlendirme yapılır.

Yukarıdaki kriterlere ek olarak, adayın beklentileri de uygunluk değerlendirmesinde önemlidir. Gerçekçi beklentilere sahip olmak, sonuçtan memnun kalmanız açısından kritik bir faktördür. Doktorunuz, muayene bulgularınıza göre iLASIK’in sizin için olası sonuçlarını öngörecek ve beklentilerinizi dengelemenize yardımcı olacaktır.

Gözlük/lens kullanan adaylar

Gözlük ya da kontakt lens kullanımı günlük yaşamda bazı zorluklar yaratabilir. Özellikle aktif spor yapan, mesleği gereği sürekli gözlük takması uygun olmayan veya lens kullanımına tahammül edemeyen kişiler için iLASIK cazip bir seçenektir. Eğer siz de gözlüklerinizden kurtulmak veya sabah uyandığınızda net görmeye başlamak istiyorsanız, uygun bir aday olup olmadığınızı öğrenmek için bir göz doktoruna başvurabilirsiniz.

Lazer ameliyatı öncesinde kontakt lens kullanıcılarının belirli bir süre lenslerini bırakmaları gerekebileceğini unutmayın. Yumuşak lens kullanıyorsanız ameliyattan 1 hafta, sert veya gaz geçirgen lens kullanıyorsanız 2-3 hafta önce lensi bırakıp gözlerinizi dinlendirmelisiniz. Bu, kornea şeklinizin doğal haline dönmesine ve yapılan ölçümlerin sağlıklı olmasına yardımcı olur.

Gözlük kullanan adaylar için en önemli kriterlerden biri, mevcut gözlük reçetelerinin uygun aralıklarda olup olmadığıdır. Aşırı yüksek numaralarda lazer yerine göz içi mercek (ICL) gibi alternatifler önerilebilir. Ancak miyop, hipermetrop veya astigmat dereceleriniz iLASIK’in sınırları içerisindeyse ve yukarıda belirtilen diğer sağlık şartlarını sağlıyorsanız, gözlüklerinize veda etme yolunda iyi bir aday olabilirsiniz.

Unutmayın, nihai kararı vermeden önce detaylı bir göz muayenesinden geçmeli ve doktorunuzla tüm seçenekleri tartışmalısınız. marmaragoz.com adresinden detaylı bilgi ve randevu alabilirsiniz.

iLASIK Avantajları Nelerdir?

iLASIK yönteminin tercih edilmesini sağlayan birçok avantaj bulunmaktadır. Teknolojik yenilikler sayesinde hem hasta konforu artmış, hem de sonuçlar iyileştirilmiştir. İşte iLASIK’in başlıca avantajları:

• Kişiye özel lazer tedavisi: iLASIK, wavefront teknolojisi ile her bireyin göz yapısına uygun kişiselleştirilmiş bir tedavi planı sunar. Bu sayede, özellikle gece görüşü ve kontrast duyarlılığı gibi görme kalitesini etkileyen ince detaylar da düzeltilebilir. Standart yöntemlere kıyasla daha keskin ve net görüş elde etme şansı artar.

• Düşük komplikasyon oranı: All-laser (tamamen lazer) olarak uygulandığı için, mekanik bıçak kullanımına bağlı komplikasyonlar ortadan kalkar. Flep kalınlığı ve çapı çok hassas şekilde ayarlanabildiğinden istenmeyen kesiler minimal düzeydedir. Enfeksiyon riski steril koşullarda ve doğru damla kullanımıyla son derece düşüktür. Genel olarak iLASIK, yüksek hasta memnuniyeti ve güvenli bir profil çizer.

• No blade / bıçaksız yöntem: Korneada kesi oluşturmak için bıçak yerine lazer kullanılması, operasyonun hassasiyetini artırır. Bilgisayar kontrollü femtosaniye lazer, insan elinin ötesinde bir kesinlikle çalışır. Bu da hastadan hastaya değişebilen kornea yapısında en ideal flebin oluşturulmasını sağlar. Bıçaksız yöntem olması, hastaların psikolojik olarak da kendini daha rahat hissetmesine katkı sağlayabilir (göze kesici alet yaklaşmaması pek çok kişiyi rahatlatan bir fikirdir).

• Yüksek görüş netliği: Araştırmalar, iLASIK sonrasında hastaların çok büyük bir kısmının ehliyet almaya yetecek görme seviyesinin bile üzerinde, gözlüksüz tam netlikte görüşe kavuştuğunu göstermektedir. Hatta çoğu hasta, hayatlarında gördükleri en net görüşe ameliyat sonrası ulaştıklarını belirtmektedir. Elde edilen keskin görüş, hem uzağı hem yakını ilgilendiren günlük aktivitelerde yaşam kalitesini yükseltir. Uygun vakalarda, iLASIK ile tamamen gözlüksüz bir hayat mümkün olabilmektedir.

Diğer avantajlar arasında hızlı olması (her iki göz toplamda yaklaşık 15 dakikada tedavi tamamlanır), işlemin ağrısız olması (sadece damla anestezi yeterlidir, genel anestezi gerekmez) ve iyileşme sürecinin çok çabuk gerçekleşmesi sayılabilir. Çoğu hasta ertesi gün günlük hayatına dönebilmektedir. Ayrıca iLASIK, gerektiğinde ileriki yıllarda göz numarası geri gelirse tekrar yapılabilecek bir işlemdir (kornea kalınlığı uygunsa). Bu da onu uzun vadede esnek bir çözüm haline getirir.

İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

iLASIK sonrası iyileşme süreci, benzer lazer göz ameliyatları içinde en hızlı ve konforlu olanlardan biridir. Yine de bu dönemde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:

• Hızlı Görme İyileşmesi: Ameliyatı takiben genellikle ilk 24 saat içinde görüş büyük oranda netleşir. Birçok hasta, ertesi gün araba kullanabilecek ve işe dönebilecek görme seviyesine ulaşır. Ancak tam stabil görüş için birkaç hafta gerekebileceğini unutmayın.

• İlk 24 Saat: Operasyonun ardından gözlerinizde hafif bir yanma, batma ve sulanma olması normaldir. İlk gece gözlerinizi ovuşturmayın, bol bol kapalı tutup dinlendirin. Doktorunuzun verdiği koruyucu gözlük varsa takın ve uyurken çıkar mayın. Bu, kornea flebinin kaymadan iyileşmesine yardımcı olur. Ayrıca bu süre zarfında gözlerinize su değdirmeyin ve tozlu ortamlardan kaçının.

• Kullanılması Gereken Damlalar: Hekiminiz ameliyat sonrası için bir antibiyotikli damla, bir steroid (kortizonlu) damla ve sık kullanmanız için suni gözyaşı damlası reçete edecektir. Bu damlaları tarif edildiği şekilde ve düzenli kullanmanız enfeksiyon riskini önlemek ve iyileşmeyi hızlandırmak açısından çok önemlidir. Damlaları uygulamadan önce ellerinizi yıkamayı ve şişelerin ucunu gözünüze değdirmemeyi unutmayın.

• İlk Hafta – Makyaj ve Duş: Ameliyattan sonra en az 1 hafta boyunca göz makyajı yapmayın. Rimel, göz kalemi gibi malzemeler enfeksiyon riski yaratabileceği gibi, temizlerken göze istemeden baskı uygulanabilir. Duş alırken ilk birkaç gün su ve şampuanın gözünüze kaçmamasına özen gösterin; başınızı geriye eğerek yıkanmak iyi bir yöntem olabilir. Deniz, havuz, sauna gibi ortamlardan yaklaşık 3-4 hafta uzak durun – bunlar enfeksiyon ve tahriş riski taşıyabilir.

• Ekran Kullanımı ve Okuma: İlk gün mümkün olduğunca dinlenip ekranlardan uzak durmanız önerilir. Ertesi günden itibaren bilgisayar, telefon kullanmaya başlayabilirsiniz ancak gözleriniz çabuk yorulabilir. Yapay gözyaşı damlalarını sık kullanarak kuruluğu önleyin ve düzenli molalar verin. Okuma yaparken de gözünüzün tepkisini gözlemleyin; gerektiğinde ara verin.

• Kontrol Randevuları: Doktorunuz ameliyat sonrası sizi belli aralıklarla kontrole çağıracaktır (genelde ertesi gün, 1. hafta, 1. ay ve 3. ay gibi). Kontrollerinizi ihmal etmeyin. Bu ziyaretlerde gözünüzün iyileşme durumu takip edilir, gerekirse damla dozlarınız ayarlanır. Herhangi bir sorun belirtisi erken tespit edilirse zamanında müdahale etmek mümkün olur.

İyileşme sürecinde belirtilenlere dikkat ettiğiniz takdirde, komplikasyon görülme olasılığı son derece düşüktür. Çoğu hasta birkaç gün içinde tamamen normal hayatına dönerken, yeni görme kalitesinin tadını çıkarmaya başlar. Yine de bu süreçte sabırlı ve özenli olmak, hem rahatınız hem de başarınız için önemlidir. Gözlerinizi ovuşturmamaya özellikle uzun vadede de dikkat etmeli, travmalardan korumalısınız. Unutmayın, gözünüz değerli bir organdır ve ona iyi bakmak sizin elinizde.

iLASIK Kimler İçin Uygun Değildir?

Bazı durumlar ve sağlık koşulları, iLASIK ameliyatı olmayı engelleyici faktörler olarak kabul edilir. Aşağıdaki özelliklere sahip kişiler genellikle iLASIK için uygun aday sayılmazlar:

• İnce kornea: Korneası yeterince kalın olmayan kişilerde güvenli bir lazer düzeltmesi yapılamaz. Örneğin, çok ince korneada flep oluşturmak riskli olacağı için bu kişiler iLASIK yerine farklı tedavi yöntemlerine yönlendirilir (PRK, No-Touch gibi yüzey ablasyonu yöntemleri değerlendirilebilir).

• Keratokonus veya ektazi riski: Kornea yapısının olması gerekenden daha zayıf ve sivri olduğu durumlar (keratokonus, pelüsid marjinal dejenerasyon gibi) lazer ameliyatına kesin engeldir. Bu rahatsızlıklarda kornea zaten incelmeye meyillidir, lazer uygulamak durumu daha kötüleştirebilir. Tomografi/tomografi tetkikleriyle keratokonus şüphesi olan hastalar elenmelidir.

• Aktif göz enfeksiyonları veya iltihabi durumlar: Gözde aktif bir enfeksiyon (örneğin konjonktivit) varken ya da üveit gibi aktif iltihabi bir durum mevcutken lazer ameliyatı yapılmaz. Önce bu durumların tedavisi gerekir, iyileştikten ve göz sakinleştikten sonra lazer düşünülebilir.

• Ciddi göz kuruluğu: İleri derecede kuru göz sendromu olan hastalarda, lazer ameliyatı sonrası kuruluk daha da artabileceğinden operasyon önerilmez. Öncelikle kuru göz tedavisi uygulanıp şikayetler hafifletilmeli, sonra uygunluk yeniden değerlendirilmelidir.

• Glokom (Göz tansiyonu) ve retina problemleri: Kontrollü olmayan yüksek göz tansiyonu (glokom) veya retina dekolmanı gibi hastalığı bulunanlarda öncelik bu hastalıkların yönetimidir. Glokom hastalarında, yapılan kesiye bağlı olarak ölçümlerde geçici yanıltıcı artışlar olabilir; çok iyi takip ve gerekirse cerrahi sonrasında özel önlemler alınması gerekir. Retina sorunu ciddi olanlara lazer yerine ilk önce vitreo-retinal tedaviler planlanır.

• 18 yaş altı ve gelişimi tamamlanmamış olanlar: Yaş kriterini sağlamayan bireyler uygun değildir. Göz numaralarının oturmamış olması ve gözün yapısal gelişiminin sürüyor olması nedeniyle genç hastalar beklemeye alınır.

• Hamileler ve emziren anneler: Hamilelik sırasında hormonlar gözün kırma değerlerini değiştirebilir, ayrıca kuru göz şikayetleri artabilir. Bu nedenle hamilelik döneminde lazer yapılmaz. Doğumdan genellikle 3-6 ay sonra, hormonlar düzene girdikten sonra değerlendirme yapılır. Emzirme sürecinde de benzer şekilde beklemek tercih edilir.

• Kontrolsüz diyabet veya otoimmün hastalıklar: Diyabet hastalarında kan şekeri regülasyonu bozuksa yara iyileşmesi etkilenebilir. Romatoid artrit, lupus gibi bağ doku hastalıklarında da cerrahi sonrası iyileşme komplike olabilir. Bu tür sistemik rahatsızlıkları olanlarda, doktor onayı olmadan lazer cerrahisi önerilmez.

• Aşırı yüksek kırma kusurları: iLASIK belli bir aralığa kadar olan numaraları düzeltmede idealdir. Ancak örneğin -12.00 üstü miyoplar veya +6.00 üstü hipermetroplar iLASIK’ten tam fayda göremeyebilir, çünkü bu kadar doku çıkarılması gerekebilir ki bu da korneayı zayıflatır. Bu gibi durumlarda fakik göz içi lens (ICL) ameliyatı gibi alternatifler düşünülür.

• Realistik olmayan beklentiler ve psikolojik durumlar: Her ne kadar tıbbi bir engel olmasa da, sonucu hakkında aşırı endişeli, mükemmeliyetçi veya ameliyat sürecine uyum sağlayamayacak (örneğin lazer sırasında talimatlara uymakta zorlanacak derecede anksiyetesi olan) kişilerde lazer uygun bulunmayabilir. Doktor, böyle durumlarda hastayı detaylıca bilgilendirip beklentilerini gerçekçi bir seviyeye çekmeye çalışır; gerekiyorsa ameliyat ertelenir veya vazgeçilir.

Yukarıdaki maddelerden birine veya birkaçına uyuyorsanız, iLASIK sizin için doğru yöntem olmayabilir. Ancak bu, görme probleminize çare olmadığı anlamına gelmez. Alternatif tedavi seçenekleri mevcuttur ve göz hekiminiz başka hangi yöntemlerin size uygun olabileceğini (PRK, SMILE, fakik lens, vb.) sizinle görüşecektir. Önemli olan, sizin için en güvenli ve etkili yöntemin seçilmesidir.

iLASIK Ameliyatından Sonra Gözlük Tekrar Gerekir mi?

Birçok hasta için iLASIK, gözlük veya lens ihtiyacını ortadan kaldıran kalıcı bir çözüm sunar. Ameliyat sonrasında hastaların büyük çoğunluğu günlük hayatlarında gözlüksüz net bir görüşe kavuşurlar. Örneğin, araştırmalar LASIK operasyonu geçiren kişilerin %90’ından fazlasının 20/20 (tam) görme düzeyine ulaştığını ve genellikle gözlük takmalarına gerek kalmadığını göstermektedir. Ancak bu durumun bazı istisnaları olabilir:

• Yüksek numaralı hastalar: Başlangıçtaki kırma kusuru çok yüksek olan kişilerde, lazerle tam düzeltme yapılmış olsa dahi ilerleyen yıllarda ufak bir geri dönüş (regresyon) yaşanabilir. Bu durumda, çok düşük numaralı bir gözlük gerekebilir veya ikinci bir düzeltici lazer ameliyatı planlanabilir. Örneğin, -10.00 numara bir miyop iLASIK sonrası sıfıra inmişse ve bir süre sonra -0.75 dereceye çıkmışsa, bu küçük numara için ince bir gözlük tercihe bağlı olarak kullanılabilir ya da lazer rötuşu yapılabilir.

• Yaşa bağlı yakın gözlüğü ihtiyacı: iLASIK, genç ve orta yaş grubunda uzak ve astigmat görme kusurlarını düzelttiği için bu kişiler ameliyat sonrası yakın ve uzağı gözlüksüz görür hale gelir. Ancak herkes gibi iLASIK geçiren kişiler de 40’lı yaşların ortalarından itibaren presbiyopi gelişimi yaşayacaklardır. Presbiyopi, göz merceğinin esnekliğini kaybetmesine bağlı olarak yakına odaklanma yeteneğinin azalmasıdır. Dolayısıyla, iLASIK olmuş bir kişi de yaşlandığında kitap okurken veya telefonuna bakarken yakını net görmek için gözlük kullanmak zorunda kalabilir. Bu, lazer ameliyatının bir başarısızlığı değil, doğal bir yaşlanma sürecidir.

• Hastalık veya farklı bir durum gelişmesi: Ameliyat sonrası dönemde gözünüzde katarakt gibi başka görmeyi bozan bir durum ortaya çıkarsa, bu durum gözlük ihtiyacı doğurabilir. Lazerle kornea şekli değişse de, göz merceğinde oluşan katarakt bulanıklık yaratacağından, araya gözlük girmek zorunda kalabilir veya katarakt ameliyatı gerekebilir. Benzer şekilde, şeker hastalığına bağlı göz sorunları gibi beklenmedik durumlar da görme kalitesini etkileyebilir.

• Kalan küçük kırma kusurları: Daha önce de bahsedildiği gibi, bazen ameliyattan sonra çok düşük dereceli kırma kusurları kalabilir. Çoğu insan bu durumda bile gözlüksüz yaşamını sürdürür, çünkü hafif bulanıklık hissi rahatsız edici boyutta olmaz. Ancak bazı hassas kişiler bu küçük kusurlarda bile tam netlik isteyebilir ve gece araba kullanırken veya uzun okuma yaparken düşük numaralı gözlük takmayı tercih edebilirler.

Sonuç olarak, iLASIK sonrası hedeflenen durum gözlük veya lense gerek kalmamasıdır ve bu hedefe büyük oranda ulaşılır. “Tamamen gözlüksüz bir hayat mümkün mü?” sorusunun cevabı, uygun vakalarda evet, mümkündür. Türk Oftalmoloji Derneği verilerine göre lazer ameliyatı geçiren hastaların ezici çoğunluğu, gözlüksüz hayatlarından memnuniyet bildirmektedir. Yine de hem doğal yaşlanma süreçleri hem de bireysel farklılıklar göz önüne alınarak, gelecekte belli koşullarda gözlük ihtiyacının doğabileceği hastaya açıklanmalıdır. Bu konuda gerçekçi beklentilere sahip olmak, ameliyat sonrasında memnuniyetin yüksek olmasına katkı sağlar.

Ne Zaman Göz Doktoruna Başvurmalısınız?

iLASIK ameliyatı öncesi ve sonrasında, belirli durumlarda mutlaka göz doktorunuza başvurmanız gerekir. Peki, hangi durumlar ve zamanlar kritik öneme sahiptir?

Ameliyat Öncesinde: Gözlük veya lenslerinizden kurtulmayı düşünüyorsanız ve iLASIK için aday olup olmadığınızı merak ediyorsanız, ilk yapmanız gereken bir göz hekimine muayene olmaktır. Herhangi bir yaşta, eğer görme kusurunuzdan rahatsızsanız ve lazer ameliyatını değerlendirmek istiyorsanız şimdi bir göz doktoruna başvurabilirsiniz. Özellikle numaralarınız son dönemde sabit kaldıysa ve sağlık durumunuz iyiyse, muayene sonucunda uygun bir aday olduğunuz ortaya çıkabilir. Bu muayenede doktorunuz göz yapınızı inceleyecek, kornea kalınlığınızı ölçecek ve size en doğru tavsiyeyi verecektir. https://marmaragoz.com/doktorlarimiz

Aynı şekilde, daha önce lazer ameliyatı olmayı ertelediyseniz veya bazı korkularınız varsa, bunları bir uzmanla konuşmak için de başvurmakta fayda var. Göz doktorunuz sorularınızı yanıtlayacak, riskleri ve faydaları tarafsızca anlatacaktır. Bu görüşme için “çok erken” ya da “çok geç” diye bir zaman yoktur; bilgi almak her zaman hakkınız ve yararınızadır.

Ameliyat Sonrasında: iLASIK olduktan sonra da belirli durumlarda doktor kontrolü şarttır. Zaten planlı kontrol randevularınıza gideceksiniz, fakat olağan dışı bir belirti hissederseniz beklemeden iletişime geçmelisiniz. Şu durumlarda acilen göz doktoruna başvurun:

• Şiddetli göz ağrısı (ameliyat sonrası hafif sızı normaldir ama dayanılmaz bir ağrı olmamalıdır).

• Görmede aniden belirgin bir azalma veya perde iniyor hissi.

• Gözde artan kızarıklık, şişlik veya cerahatli akıntı (bu belirtiler enfeksiyona işaret edebilir).

• Işık çakmaları, uçuşan cisimlerde artış veya görme alanında anormallikler fark etme.

• Verilen damlalara rağmen geçmeyen yoğun batma, kuruluk ve rahatsızlık hissi.

Bu belirtiler nadiren görülür, ancak ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden doktorunuzun değerlendirmesi önemlidir. Erken müdahale ile birçok sorun büyümeden çözülebilir.

Bunların dışında, ameliyattan sonraki ilk gün, ilk hafta ve ilk ay kontrollerinizi zaten yapmalısınız. Kontroller sonrasında rutin göz muayenelerinizi de ihmal etmeyin; yılda en az bir kez göz muayenesi olup genel göz sağlığınızı kontrol ettirmeniz önerilir. Lazerle düzeltilmiş olsa bile gözleriniz zaman içinde değişim gösterebilir veya farklı problemler gelişebilir, bu nedenle “Artık doktora gerek yok” düşüncesi yanlıştır.

Unutmayın: Göz sağlığınızla ilgili en ufak bir endişenizde bir uzmana danışmak, sorularınızı sormak ve gerekirse muayene olmak en doğru yaklaşımdır. “Keşke daha önce gelseydiniz” sözünü duymamak için, belirtileri hafife almayın ve gerektiğinde harekete geçin.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

iLASIK ile tamamen gözlüksüz bir hayat mümkün mü?
Evet, uygun adaylarda iLASIK sonrası uzak ve astigmat görme kusurlarının tamamen düzeltilmesiyle gözlüksüz bir yaşama geçiş mümkün olabilir. Çoğu hasta ameliyat sonrasında günlük aktivitelerini gözlüksüz yapabilmektedir. Ancak çok yüksek başlangıç numarası olanlarda ufak bir geri dönüş yaşanabilir veya ilerleyen yaşlarda presbiyopi nedeniyle yakın gözlük ihtiyacı doğabilir. Bu durumlar istisnadır ve genellikle iLASIK, hastaların büyük bölümünde gözlüğe vedayı sağlar.

iLASIK sonrası işe dönüş süresi nedir?
İyileşme süreci oldukça hızlıdır. Pek çok kişi iLASIK ameliyatından sonraki 1-2 gün içinde işine dönebilmektedir. Hatta masa başı ve ağır fiziksel efor gerektirmeyen işlerde çalışanlar, doktor onayı ile ertesi gün bile bilgisayar başına geçebilirler. Tabii her hastanın iyileşme hızı farklıdır; bazıları ilk gün hafif bulanık görebilir. İşe döndükten sonra da gözlerinizi suni gözyaşı ile nemli tutmanız ve gerektiğinde kısa molalar vererek dinlendirmeniz önerilir.

Femtosaniye lazerin avantajı nedir?
Femtosaniye lazer, iLASIK’in kalbinde yer alan teknolojidir. Korneada flep oluşturmayı son derece hassas, güvenli ve öngörülebilir hale getirir. Avantajlarının başında, klasik bıçaklı yönteme göre daha düzgün kesim yapması gelir. Bu da hem komplikasyon riskini düşürür hem de her göz için ideal kalınlıkta flep hazırlanmasını sağlar. Femtosaniye lazer sayesinde kapakçık oluşturma işlemi saniyeler içinde tamamlanır ve hasta bu esnada sadece hafif bir basınç hisseder, ağrı hissetmez. Özetle, femtosaniye lazer iLASIK’i “bıçaksız lazer” haline getirerek konfor ve güvenliği artırır.

Herkese iLASIK yapılabilir mi?
Hayır, iLASIK her göz yapısına veya her hastaya uygulanamaz. Uygun aday olup olmadığınızı belirlemek için detaylı bir göz muayenesi şarttır. Genel olarak 18 yaşından büyük, numarası son bir yılda değişmemiş, kornea yapısı yeterli kalınlıkta ve sağlıklı olan, gözünde başka hastalık bulunmayan kişiler adaydır. İnce korneası olanlar, keratokonus gibi kornea hastalığı olanlar, ciddi kuru göz hastaları veya kontrolsüz diyabet gibi sistemik rahatsızlığı bulunanlar iLASIK için uygun değildir. Ayrıca hamileler ve emziren anneler de geçici olarak bu ameliyat için beklemelidir. Doktorunuz muayene sonrasında size özel durumu değerlendirecek ve iLASIK için uygun olup olmadığınızı söyleyecektir.

Ameliyat sırasında ağrı hissedilir mi?
Hayır, iLASIK ameliyatı sırasında ağrı hissedilmez. İşlem başlamadan hemen önce gözlerinize damla anestezi uygulanır ve göz çevresi tamamen uyuşur. Bu sayede cerrahi süresince acı duymazsınız. Flep oluşturulurken bir basınç hissi ve görmenin birkaç saniyeliğine kararması normaldir, ancak bu ağrı değildir. Excimer lazer uygulanırken ise hasta genellikle herhangi bir şey hissetmez, sadece cihazın sesini duyar. Ameliyat bittikten sonra anestezinin etkisi geçerken hafif bir batma-yanma olabilir, bu da birkaç saat içinde azalır. Doktorunuz rahatsızlık hissini en aza indirmek için size koruyucu damlalar verecektir.

Sonuç

iLASIK, gözlük ve lenslere bağımlı yaşamaktan kurtulmak isteyen hastalar için ileri teknoloji ile geliştirilmiş önemli bir seçenektir. Kişiye özel tedavi yaklaşımı, bıçaksız lazer kullanımı, hızlı iyileşme süresi ve yüksek başarı oranlarıyla iLASIK, miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarında yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Bu rehberde, “iLASIK nedir, kimlere uygulanır, avantajları ve riskleri nelerdir” gibi merak edilen sorulara ayrıntılı yanıtlar sunmaya çalıştık. Ameliyat kararı her zaman ciddi bir karardır; burada verilen bilgiler, sizin bu kararı bilinçli ve rahatlamış bir şekilde almanıza katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Sonuç olarak, iLASIK yöntemi ile göz sağlığınızda belki de yeni bir sayfa açabilirsiniz. Eğer siz de yıllardır gözlük veya kontakt lens kullanımının getirdiği zorluklardan yorulduysanız, Marmara Göz Tıp Merkezi’nde bir uzmandan kişisel durumunuza özel bir değerlendirme alabilirsiniz. Unutmayın, her göz farklıdır ve en doğru bilgiyi sizi muayene eden göz doktorunuz verecektir. Gözleriniz için en uygun çözümü bulmak adına bir uzmana danışarak ilk adımı atabilirsiniz. Detaylı bilgi ve randevu için marmaragoz.com adresinden veya 0264 333 2 444 numarasından ulaşabilirisniz.

Opening Hours